Duruşmaya çağrı

 

Duruşmaya Çağrı

DURUŞMAYA ÇAĞRI!

22 Mayıs 2014 Perşembe günü saat 10:15'te Sıhhiye Adliye Sarayı Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi duruşma salonunda meslektaşımız Uzm. Dr. Hande Karakılıç'ı desteklemek için katılımınızı bekliyoruz.

Son yıllarda, hasta hekim ilişkisinin gizliliğinin sağlanması, hastaların kişilik haklarının korunması önemli bir sorun haline gelmiştir. Özellikle kamusal yetki kullanan otoritelerin ya da özel sağlık kuruluşu işverenlerinin bu alandaki tutum ve davranışları hekimleri ve hastaları ciddi bir tehdit altında bırakmaktadır. Bunun son örneği meslektaşımız Dr. Hande Karakılıç'ın iş akdini feshettiği bir sağlık kuruluşundan ayrılırken psikoterapi notlarını yanında götürdüğü için hakkında'Güveni Kötüye Kullanmak' suçundan kamu davası açılmasıdır.

Bu duruşma sadece tüm psikiyatri hekimlerini değil, ayrıca ruh sağlığı alanında faaliyet gösteren tüm meslek elemanlarını yakından ilgilendiren, etik ve hukuksal çerçevesinin netleştirilmesi gereken ortak bir sorunun yansımasıdır. Bu bağlamda, Dr. Hande Karakılıç'ın yanında yer almanızı, ruh sağlığı alanı için önemli olan bu duruşmaya katılımınızı ve kendisini varlığınızla desteklemenizi bekliyoruz.

Psikoterapi seanslarında hastanın çocukluk dönemi, cinsel yaşamı, yaşadığı travmatik olaylar gibi hastanın özel hayatının çekirdeğini oluşturan ve hekime duyduğu güven nedeniyle ona aktardığı çok hassas bilgiler yer almaktadır. Bunlar asıl olarak tedavi başvurusunda bulunan kişinin “özel yaşamı” anlamında bilgilerdir. Bu bilgiler tedavi ilişkisinin özelliği nedeniyle saklama zorunluluğu psikoterapiste bırakılmıştır ve psikoterapist için korunması zorunlu meslek sırrı niteliğindedir. Yani psikoterapistin açıklanmaya zorlanması bir yana, açıklaması ya da yeterince korumaması durumunda suçlanması söz konusu olacaktır.    

Öte yandan meslekleri ya da toplumsal konumları gereği, mahremiyet konusu bazı hastaların bir tedavi sürecine adım atabilmeleri için vazgeçilmez bir ön koşul olmaktadır. Tam da bu nedenle psikoterapi notları, hiçbir biçimde özel ya da kamusal herhangi bir sağlık kuruluşuna ait olmayıp, psikiyatri hekimlerinin sır saklama yükümlülükleri gereği üçüncü kişilerle paylaşamayacakları ve başka birine bırakamayacakları özel notlardır. Çünkü yaşam ve sağlık hakkının sağlanması için, hekimlere, kişilerin vücut ve ruh/zihin bütünlüğüne müdahalede bulunma hakkı tanıyan hekimlik mesleği, hekimler yönünden bazı yükümlülükleri de beraberinde getirmektedir. Hekime kendini bütünüyle açan hastanın sır veya kişisel veri niteliğindeki bilgilerinin saklanacağını ve rızası dışında üçüncü kişilerce paylaşılmayacağından emin olması, tedavinin olmazsa olmazı güven ilişkisinin kurulması için şarttır.

Kurumlarda psikoterapi ve genel hasta bilgilerinin yer aldığı hasta dosyaları ayrı ayrı tutulmaktadır. Genel hasta notları artık bir çok kurumda elektronik ortamda tutulmaktadır. Genel hasta dosyaları bu nedenle zaten kurumda kalmaktadır. Bununla birlikte psikoterapi notlarının psikoterapistin alması, gizliliğinin korunması hekimin sır saklama yükümlülüğünün bir gereği olup suç oluşturmamaktadır. Hekimlerin başlıca yükümlülüğü olan sır saklama yükümlüğü hastanın kişilik haklarının korunması bağlamında, Anayasa'nın 17. ve 20. maddeleri ve Medeni Kanun'un 24. Maddesi tarafından güvence altına alınmıştır.

TPD Ruh Hekimliği (Psikiyatri) Meslek Etiği Kurallarının 6. maddesinde sır saklama yükümlülüğü düzenlenmiştir. Tıbbi Deontoloji Tüzüğünün 4. Maddesinin ilk fıkrasında "Tabip meslek ve sanatının icrası nedeniyle muttali olduğu sırları kanunu mecburiyet olmadıkça ifşa edemez." düzenlemesine yer verilmiştir. Hekimlik mesleği etiği kurallarının 9. maddesinde de buna paralel olarak hekimin hastasından edindiği kişisel bilgileri koruma borcu düzenlenmiştir. Türk Psikologlar Derneğinin Etik Yönetmeliği’nin 3.2. maddesi "gizliliğin korunması zorunluluğu", ilaveten 3.3. maddesi "elde edilen bilgilerin gizli tutulması" başlıkları altında sır saklama yükümlüğüne dair ayrıntıları düzenlemektedir.

Ayrıca hasta haklarının yönetmeliğinin 23. maddesinde de ‘Hukuki ve ahlaki yönden geçerli ve haklı bir sebebe dayanmaksızın hastaya zarar verme ihtimali bulunan bilginin ifşa edilmesi, personelin ve diğer kimselerin hukuki ve cezai sorumluluğunu da gerektirmektedir.’ denilerek sır saklama yükümlülüğü hasta yönünden bir hak olarak güvence altına alınmıştır.

Uluslararası sözleşme ve bildirgeler de psikoterapi notlarını sadece ve sadece hekim sorumluluğuna bağlamıştır. Örneğin ABD'de psikoterapi notlarının sadece hekime ait olduğunu belirleyen kanun 1996 yılından beri yürürlüktedir (Health Insurance Portability and Accountability Act of 1996). Bu kanun kapsamında, terapi notlarının kurum dosyası içerisinde bırakılması, eğitim amaçlı vaka paylaşımları dışında yardımcı sağlık personeli ve diğer uzmanlarla bile paylaşımı, hatta hekim saptamalarının hasta tarafından görülmesinin tedavi ilişkisini bozma ihtimali göz önüne alınarak, hastayla dahi paylaşımı suç teşkil etmektedir. 1994’te Amsterdam’da imzalanan ve ‘Amsterdam Bildirgesi’ olarak anılan II. Avrupa Hasta Haklarını Geliştirme Bildirgesinin 4.2. maddesi şöyle der: “hastaya ait bilgiler, yalnızca hastanın açık izni veya mahkemenin kesin isteği üzerine açıklanabilir.”

Sır saklama yükümlülüğü, psikiyatri uzmanlık alanının özellikleri gereği daha hassas olunması gereken bir meslek etiği kuralıdır. Güven ilişkisinin kurulamaması ya da hastanın paylaştığı öyküye ilişkin notlarının korunmayacağı kaygısı hastanın hekime yanlış ya da eksik bilgi vermesine neden olabilmektedir. Psikoterapide hasta-hekim ilişkisinin kendisi tedavi aracı niteliğindedir ve bunun korunması hastanın iyiliğinin sürdürülmesi açısından elzemdir.

Ruh sağlığı alanında bu konunun özel hassasiyetinin altını çizecek bir örnek, hastanın bir psikiyatri hekimine başvurduğu bilgisinin dahi sır niteliği taşıması ve bu bilginin açıklanmaması zorunluluğudur. Bu durum, psikiyatri alanındaki hasta-hekim ilişkisinin diğer tıpta uzmanlık dallarındaki hasta-hekim ilişkisiyle bir tutulamayacağına dair çarpıcı bir örnektir. 

PSİKOTERAPİ NOTLARI HEKİME AİTTİR.

MESLEK ETİĞİ GEREĞİ BU NOTLARIN GİZLİLİĞİNİ SAKLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ OLDUĞUNDAN, HERHANGİ BİR KURUM DEĞİŞİKLİĞİNDE HEKİMİN KENDİNE AİT PSİKOTERAPİ NOTLARINI YANINDA GÖTÜRMESİ HEKİMDEN BEKLENEN ETİK DAVRANIŞTIR.

ETİK İLKELERE SAYGILI DAVRANDIĞI İÇİN YARGILANAN MESLEKTAŞIMIZ DR. HANDE KARAKILIÇ'I  DURUŞMADA YALNIZ BIRAKMAYALIM.

Saygılarımızla

TPD MYK